top of page

AYNA TERAPİSİ: AKLINIZI KEŞFEDİN

Ayna Terapisi Nasıl Uygulanır?



Ayna terapisi ilk olarak 1990’lı yıllarda Ramachandran ve Rogers-Ramachadran tarafından ampute kişilerin çektiği Fantom ağrısını iyileştirmek için kullanılmıştır. Bu yöntem kişinin mevcut fizik tedavi programının içinde tamamlayıcı olarak önerilebilmektedir. Görsel feedback (geri bildirim) sağlaması amacıyla ilk olarak amputelerde kullanılmıştır.

Fantom ağrısı kişinin kaybettiği uzvu sanki varmış gibi ağrı hissetmesidir. Ayna terapisinde ampute kişi sağlam tarafını hareket ettirirken aynadan sanki ampute tarafı hareket ediyormuş gibi görsel uyaran alır. Bu prensiple uygulanan terapi fantom ağrısının tedavisinde etkili bulunmuştur. Günümüzde de aynı şekilde hastada ağrılı uzvun sağlıklı bir şekilde hareket ettiğine dair bir ilüzyon yaratarak hareket ettirme korkusunu yenmek için kullanılmaktadır (1).

Beyin ile ilgili yapılan çalışmalarda nöronların yaklaşık % 25’inde ayna özelliği olduğu bildirilmiştir. Ayna nöronlar, bir aktiviteyi izlerken, yaparken veya imgelerken ateşlenen ara nöronlardır. Bir motor aktiviteyi gerçekleştirmek için o aktiviteyi izlemenin başarıyı arttırdığı ayna nöronların etki mekanizmasıyla açıklanmıştır. Hareket boyunca duyusal girdiler ve hareket ettirme isteği santral sinir sisteminde karşılaştırılır ve motor cevapların birbiriyle uyumlu olması sağlanır. Böylece aynanın arkasındaki uzuvda da hareket açığa çıkmaktadır. Bu tedavi amputelere sağlam bir uzva sahip olma ilüzyonu yaşatır. İnflamasyonlu (iltihabi durum), kızarık ya da şiş eklemlerde, sağlıklı görünen uzuv ilüzyonu yaratmaktadır (3).

Hastalar çoğu zaman ağrılı uzvu hareket ettirmekten kaçınmaktadır. Ayna terapisi ise ağrılı uzvun olması gereken yerde hareket edebilen ağrısız bir uzuv görüntüsü sağlar. Bu ilüzyon hastanın hareketi başlatmasına yardımcı olmaktadır. Bu tedavi yöntemi İnmeden (SVO) sonra fonksiyonel iyileşmeyi geliştirmek için de kullanılabildiği gibi İhmal Sendromu, Kompleks Bölgesel Ağrı Sendromu, periferik sinir yaralanması sonrası motor ve duyusal kayıplar, nöropatik ve kronik ağrılara sahip hastalar için de uygulanabilmektedir (2).

Ayna terapisinin uygulama prensiplerine bakacak olursak ilk başta hastanın takı veya herhangi bir aksesuar takmaması tavsiye edilmektedir. Hasta tedavi boyunca rahat bir şekilde oturmalıdır. Aynı zamanda aynanın ağrılı taraf ila sağlam tarafın tam ortasına yerleştirilmesine özen gösterilmelidir. Ayna bükülmemeli ve görüntü net olmalıdır. Tedavi, adaptasyon fazıyla başlar. Hasta hareket ettirmediği sağlam uzvunun yansımasına bakar. Vücudunun sahip olduğu bölümlerini kavramaya çalışır. Hasta yansımayı kendi vücudunun bir parçası gibi hissetmelidir. Bazı hastalar somutlaştırmakta zorlanabilir, bu durumda fizyoterapist hastaya hayal gücünü kullanmasını sağlamalıdır. Diğer bir seçenekse hasta aynayı izlerken iki tarafta da hareketler gözlemlemesi için pasif duyusal uyarılar verilmesidir. Daha sonra fizyoterapist hastayı ağrılı uzvu hareket ettirmesi için cesaretlendirir. Ağrının ya da şişliğin hareketi kısıtladığı durumlarda hasta hazır hissedene kadar yansıyan görüntüye odaklanmalıdır. Ayna terapisi hastaların rutinlerinin bir parçası olmalı ve sık sık tekrar edilmelidir. Ağrıda artma, kafa karışıklığı veya baş dönmesi olduğu durumlarda tedavi kesilmelidir. Ayna terapisinin analjezik etkisinin görülmesi 2-6 ayı bulabilmektedir (4).



KAYNAKÇA:


1. Yıldırım M., Kanan N., (2016). “Fantom ekstremite ağrısının yönetiminde ayna terapisinin etkisi Agri Dergisi 28(3):127–13.https://jag.journalagent.com/agri/pdfs/AGRI-48343-EXPERIMENTAL_AND_CLINICAL_STUDIES-YILDIRIM.pdf

2. Rizzolatti G, Craighero L., 2004. “The mirror-neuron system. Annu Rev Neurosci.” 27:169-192.http://www.jetr.org.tr/wp-content/uploads/klinik-not-burcu-dilek-agustos-2015.pdf

3. Yeldan İ., 2015. “Fizyoterapi ve Rehabilitasyonda Yenilikler ve Güncel Yaklaşımlar-Ayna Terapisi.1(1):35-42. https://www.turkiyeklinikleri.com/article/tr-ayna-tedavisi-71626.html

2.180 görüntüleme

Son Yazılar

Hepsini Gör
Yazı: Blog2_Post
bottom of page